yüzün gördüm dedim elhamdülillah… dııııı dıdı dııı dı dım dııı

Durmazsan düşmezsin dedi platon. Nasıl yani diye sordum. Düşmek de bir nevi durmaktır dedi. Ama düşmek elimizde değil ki dedim. Ama durmak elimizde dedi. Anlamadım. Güldü, durmazsan düşmezsin dedi…

Dün sağolsun arkadaşlar geldi yine. Sonra akşama doğru başka arkadaşlar. İlk yazılardan bir tanesinde bahsettiğim, amerika ya giden arkadaş döndü. Hoş geldi, sefa getirdi. Oturduk bir müddet, boğazı izledik, sohbet ettik. Sonra dedik ki, uzun zaman oldu, bir nargile çekelim, kapattık dükkanı nargileye gittik. Orada başka masalardan epeyce bir bakış vardı üzerimde, rahatsız oldum derken arkamda bir bardak kırıldı, küçük sayılmayacak bir parçası gelip arkadan kafama çarptı. İnsanlar önce ne olduğunu anlamadı, sonrasında elimde kanlı bir mendil. Gülümsüyorum… ciddi bir yara değildi, yada olup olmadığını bilmiyorum. Ama sancı yok, bakışları da üstümüzden atmış olduk…

Sular kesikti sabah, suların kesik olması ne kadar saçma bir şey. Uzun zamandır da olmuyordu…

Şimdi dükkandayım, sıkıldım biraz. Müzik dinliyorum, camları sildim, çok temiz olmadı galiba. Hava bulutlu, ıslanacağız galiba. Sonra film izledim, ama atlaya atlaya. Tam izleyecek halim yok hiçbir filmi….

Sonra bir düş idi gördüm. Saz çalıyor, türkü sesi geliyor. Bir odaya girdim, mevzup ve platon var, onların yanında da biri var, pek parlak. Yaklaşınca fark ettim, aciz saz çalıyor. Bir an hayrete düştüm, aciz ölmüştü dedim. Heyecanla aralarına katıldım, acizin türküyü bitirmesini bekledim.

Gönlümde gizli yaramı kimse bilmiyor
Hiç bir tabip bu yareme melhem olmuyor
Boynu bükük bir garibim yüzüm gülmüyor
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen…

Türkü bitince atıldım öne. Sıkıca sarıldım acize, gözlerim dolmuştu. Bir müddet sonra toparlanıp yüzüne baktım. Nasılsın diye sordum. İyim dedi, pek güzel bir yerdeyim. Ölmüştün, seni görünce şaşırdım dedim. Gülümsedi, uyandım dedi, ara ara uyanda görüşelim dedi. Bana artık uyumak pek güç geliyor. Bir şey diyemedim. Öylece yüzüne baktım. Bir müddet sonra meczup bir şeyler söylemeye başladı:

Uyur idik uyardılar
Diriye saydılar bizi
Koyun olduk ses anladık
Sürüye saydılar bizi

Sürülüp kasab’a gittik
Kanarayı mekân tuttuk
Seri Hakk?a teslim ettik
Ölüye saydılar bizi

Hâlimizi hâl eyledik
Yolumuzu yol eyledik
Her çiçekten bal eyledik
Arıya saydılar bizi

Âşk defterine yazıldık
Pîr divanına dizildik
Bal olduk şerbet ezildik
Doluya saydılar bizi

Pîr Sultan Abdal’ım şun da
Çok keramet var insan da
O cihanda bu cihan da
Aliye saydılar bizi

Sonrasında bir âh çekti, önce hepsi birden yok oldular, oda da yalnız kaldım, sonra oda da yok oldu… kendime geldim …

Yağmur yağacak galiba…o da nasip…

2 yorum var “yüzün gördüm dedim elhamdülillah… dııııı dıdı dııı dı dım dııı” için

  1. geçmiş olsun lao, inşallah geçmiştir bile..

  2. sağolasın sina… geçer bir zaman elbet..

Söyleyeceklerim Var