yorgunum…
çok yorgunum… her yanım ağırıyor… durursam hasta olabilirmişim, istesem de duramıyorum… allah koruyor hamd olsun, ben bile şaşıyorum…
ve ablam evlendi. işte buda bana garip geliyor…
düğün çok yorucu bir şey. koştur dur. yinede insanlar memnun olmuyor… neyse, çok yorulduk ama bir kaç tur horon teptim, ablamın yanında. ilk defa teptim, güzelmiş, meğersem fena da değilmişim horon hususunda…
sonra gece nargile içtim de kendime geldim biraz, yada iyice kendimden geçtim. ağrılar kesildi…
ertesi gün nikah geyiği. yine koştur. bide nikah sonunda annem fenalaştı. hurraa bide onun peşinden koş. bi yandan gelin uğurla, onun peşinden koş. bi yandan insanları eve taşı, eve gelenleri ağırla, onu yap bunu yap… bi ara insanlar beni sakinleştirmeye çalışıyordu. oysa ben gergin olduğumun farkındaydım ve insanların da gerilmesi gerektiğini, aksi takdirde bu anlamsız koşuşturmacanın bitmeyeceğinin farkındaydım… neyse, sabah 5 te yatabildim ![]()
hala yorgunum… ve farkında değilim olanın bitenin, yazdıklarımın…
dua edin, dinlenmek nasip olsun…
Ablan için tebrik ederim mi diyeyim, sana geçmiş olsun mu diyeyim, ne desem acaba?
ben en iyisi ikisini de söylemiş olayım: Tebrik ederim ve geçmiş olsun.. Darısı başına da diyeyim mi?
İbn-i Sina Eylül 11th, 2006 at 13:22
de sina hatta ben de diyeyim darısı başına abicim.
ama iyi oynuyordun he:) ben cesaret edemedim mesela:))
mdy Eylül 11th, 2006 at 18:18
sağol sina…

darısı başıma olsun mu bilmiyorum. ben yıllardır evlenmem diyorum, ama evliliğin çokda güzel olduğunu ve gerekli olduğunu savunuyorum. böyle çelişki gibi görünen bişi var, ki çelişki değil… bakalım nasip, belki bir gün biri gelir kaçırır bizi
sevgili davut, şüphesiz ki sende en az benim kadar oynardın. gel görki bi ağırlığımız var deyip atılmadın sahneye
lao Eylül 12th, 2006 at 00:10
ağırlık dediğin davut çay getir davut bunu götür ise sanhedeki dağılacak ağırlığımız, davut şurayı da süpür konumuna düşürür (haşâ, düşmek ne kelime!)..
onu da yaparız alimallah : )
mdy Eylül 12th, 2006 at 00:51
Kaçırmak değil de kaçmak isteyen ilk erkek sen olmalısın
Bence önce istemeye gelsinler, sizinliker seni vermezlerse sonra kaçarsın :))))
şaka bi yana, nasip gerçekten..
İbn-i Sina Eylül 12th, 2006 at 01:00
sevgili davut, bir taş düşmüş kafama gibi hissettim…
sina, kaçırılmak istendiğimden değil, bana kalsa bazı şeylerin asla olmayacağından dolayı öyle dedim
lao Eylül 12th, 2006 at 23:49
boşver evlenme demek geldi içimden, ama demiycem, herşeyin hayırlısı diycem… herşeyin hayırlısı lao..
İbn-i Sina Eylül 13th, 2006 at 23:43
geçen yıl kardeşimin düğününde hemen hemen aynı şeyleri yaşamıştım, halini anlıyorum
yorgunluk tatlı bir yorgunluk, insanları memnun etmekse zor, elden geldiği kadar
güzelce dinlen de sonra meclisi kuralım gayrı
ateşe duman gerek, boş bırakmayalım
Ryu Kun Eylül 14th, 2006 at 15:55