vakti gelmeyince bülbül ötermi…

güzel ve yoğun bir gün geçti. ailem geldi ziyaretime, sonra arkadaşlar. oturduk az da olsa sohbet ettik. sonra manzara izledik, boğazı… boğaz bütün bu şehrin cansızlığında hala canlılığını koruması hasebiyle çok önemli…

sonra gecenin şu vakti neler söyler adını bilmediğim bir hatun. uzun hava ilginç bir şey… kalıba sokulmamış acının dillenişi…

Baba bugün dağlar yeşile boyandı
Kim yandı kim uyandı
Gözlerim ağam kalbime ateş düştü
İçimde yar da yandı
gözlerim ağam Su serptim ataş sönsün
Serptiğim suda yandı

Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem

Baba bugün dağlar başı dolu kar
Benzim sarı ufkum dar
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var
Gözlerim ağam her gelen benzim sorar
Bilmez kalbimde ne var

Aman aman aman aman elinden
Digel otur o güzel boyuna ben de ölem

şimdi ne gereği vardı bilmiyorum. takıldım, kaçtır dinliyorum…

her gelen ne sorar, niye sorar…

5 yorum var “vakti gelmeyince bülbül ötermi…” için

  1. siyahal diye bir hatun da söylüyordu bu havayı, 3-4 sene önce. bundan daha içli idi. sırf o hava için kaseti almıştım. dinlerim hala arada.boğazına birşey düğümlüyor insanın.

  2. onu da dinleyeyim. hatta sevabına link versen, yada göndersen bana…
    bakalım daha kaç düğüm olur boğazımızda, yada belki de açar…

  3. hatırladım ki,o kaseti sevgili pur almıştı bana.bir şekilde dinleticem onu sana. bakalım…

  4. bu bir hoyrat.. en kıymetlilerinden. bilesin istedim.

  5. teşekkür ederim. nispeten bilmekteyim, güzel bir kaydı var elimde, bilmemde epeyce yardımcı oldu…

Söyleyeceklerim Var