uşşâk’ın yüzü suyu hürmetine

rabbim, inandım ve iman ettim ki leyla kulunu çok güzel yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki sen eşsiz ve benzersiz yaratansın, leyla kulunu eşsiz ve benzersiz yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki mecnun kuluna bu hakikati görmeyi, bilmeyi, sevmeyi, idrak etmeyi nasip ettin…

rabbim, leyla kulun gitti, mecnun ne yapsın…

7 yorum var “uşşâk’ın yüzü suyu hürmetine” için

  1. cinneti bıraksın, aklını başına toplayıp leylayı çağırsın. rabbinden leylayı yine istesin ama, leyla ile birlikte rabbi bulmayı da istesin. rabbden leylayı, leyladan rabbi istesin.

    çağırmadan olmaz.

  2. cinneti bıraksın, aklını başına toplayıp leylayı çağırsın. rabbinden leylayı yine istesin ama, leyla ile birlikte rabbi bulmayı da istesin. rabbden leylayı, leyladan rabbi istesin.

    çağırmadan olmaz..

  3. ben de şöyle birşey eklemek istiyorum. belki faydalı olur.
    hz.osman’ın bir sözü. bu aralar çokça karşıma çıkıyor:
    allah nasip ettirmeyeceği şeyi hayal ettirmez.

  4. doğrusu şuymuş: Allah nâsip etmeyeceği şeyin hayalini kurdurmaz..

  5. nasip edene hamd etsin, incelmiş bir gönülle dua etsin, inanarak ve sabırla beklesin.

    mecnun kuluna bir yol verdik, ya leyla kulun ne yapsın?..

  6. rabbim, leylanın leylalığını mecnunun mecnunluğuna bağışlasan, ‘başkalarının aşkıyla’ değil kalbimizin alınyazısında bir ince sürûr gibi kıvrım kıvrım akan güzelliklerle başlasa günümüz. gecenin çekimser karanlığına perdeler çekerken yıksak bütün duvarlarını insanın insanla arasının.
    bahar gelirken ağlıyordu, işte gidiyor gözleri yaşlıi nemli hâlâ toprak. rabbim bence kimse ne istediğini bilmiyor.
    razı değil tabiat dahi kendinden, biz böyle kıvranmışız çok mu?
    senin merhametin nasıl geniş kanatlar çiziyorsa iki yanıma, adaletin de bir o kadar cılız kılıyor beni. senin adaletinden yine sana sığınıyorum rabbim, rabbim hani beni bilirsin bildiğim hiçbir şey net değil, açık değil, düzgün değil ve değil tam.
    ama bunu biliyorum, yani düşündüm kıt aklımla
    artık ellerdeki çizgiler
    şarkılardaki duraksamalar
    bir bank üzerinde unutulmuş eldivenler
    yol kenarında kalmış çiçekler
    bizi bir başkasının aşkına, kaderine, yüreğine, yürekliliğine hayran bırakmasın. bizi kendi kendimizin kahramanı yap demiyorum, bizim kendimizle aramıza düşürdüğümüz denizlere köprüler çiz, yeter.
    herkesin kendi penceresini denize çeviren çiçekleri olsun mesela. mesela bir de şey, evet evet aynen öyle.
    rabbim. ben, aceleci kulun. sakinliğine hayranım.
    rabbim. ben, bu şehirde gittikçe ağırlaşan şu zamanı ne yapacağım.
    amma alakasız oldu aslında şey; istanbuldan selam olsun diyecektim ;)

  7. ve aleyküm selam

Söyleyeceklerim Var