soğuk
Salı günü cumartesi gittiğimiz Antep gezisinden döndüm. Onu anlatma niyetim vardı. Urfaya da uğradık, onu da. Olmadı, halim yoktu…
Sonra dün günü birlik ankaraya gittik, yolda çok kısa bir süreliğine abanta uğradık. Kar vardı. Göl donmuştu. Bir iki kare fotoğraf çektim, piknik alanına baktım, çevreye göz gezdirdim. Öyle şeyler… yorgundum.
Sonra bugün karşıdaydım, hor horda bir bakkal dükkanında. Gelenler gidenler, garip garip insanlar. Kısa ve anlamsız sohbetler arada…
Akşam oldu bir şekilde, evden çıktım. Yolda kaza vardı. Gittik nargile içtik, sohbet ettik, oradan buradan. Geç oldu dönelim dedik, yorgun ve halsizdim. Trafik sıkıştı, kaza vardı, kazadan yana bereketli bir gündü. Sohbet ediyorduk. Yalnız yaşamaktan, zorluğundan. Sonra özlemekten, sarılmaktan, yakın olmaktan, ve ne kadar uzak olduğumuzdan. Benden de geçmişti, öyle dedi bir ağabeyimiz, güzel bir sohbetin içinde. Güzellikle. Geçmemiş olması üzerine hayaller var ama. Sonra evde daralıyor olmanın altında yatan sebepler üzerine bir iki açılım, iki sözün gelişi. Hiçbir amaç yok, neden çalışalım inancını yıkmaya yönelik bir iki hurafe girişimi. Sokakta yatabilirim, kalkabilirim, öylede yaşanır düşüncesi, ve çöküşü. Zor diyor bir dönemi öyle geçirmiş insanlar, denemiş olanlar. Bende güçsüzdüm, güçten ne kadar uzak olduğumuzu da yeni konuşmuştuk. Soğuk dedim, ben soğuktan korkarım, gerisinden olmasa da, soğuktan? trafik açıldı o arada, ilerledik. Biraz gittik, tekrar durdu trafik, ama bu sefer tamamen durdu. Az ilerimizde, belki
Garip bir ağırlık var üzerimde. Eve gelip yazma niyetim vardı. Salı günü cumartesi gittiğimiz Antep gezisinden döndüm diye…
Söyleyeceklerim Var