salı günü yazınca yazılan…

dün gece bir kaç dakika curayı aldım elime, güzel oldu… yeni şeyler söyledi cura bana, biraz nazla da olsa konuşturdum… küsmüş, nicedir elime almıyormuşum… platon bir keresinde nesnelerin ruhundan bahsetmişti. kırmamak gerekir demişti, küserler, bir şey anlatmaz olurlar… dün gece daha iyi anladım bunu…

kitaplarda küsebilir insanlara, ondandır belki de bazen anlaşılmaz olmaları…

şimdi camdan baktım, boğaz güzel, akşama beşiktaşa geçip motora binmek, ordan da üsküdara geçmek lazım…

üsküdarda kiminle karşılaşsam güzel olur ???

bi amca var orda, eminönünü iskelesinin karşısındaki büfenin yanında oturuyor hep. yaşlı, üstü başı pek iyi durumda değil… her defasında yaklaşıp konuşmak istiyorum, cesaret edemiyorum…

4 yorum var “salı günü yazınca yazılan…” için

  1. benim de neyimle olan iliskim öyle maalesef.. küstürüyorum kendime, sonra kousmasini istiyorum, o da diyor ki, hep senin istedigin gibi olmaz ve hic ses cikarmiyor sonra..

    sanane diyeceksin ama, bence git o adamla konus..

  2. dün akşam gittim üsküdara, amcanın herzaman durduğu yere gittim ama amca yoktu.. onun yerinde iki genç eleman vardı… bende devam ettim ve şairin yanına gittim…

  3. bu üsküdar akşamlarını sıklaştırdın abi, hayırdır :)

  4. valla bende bilmiyorum faruk, bi bakmışım üsküdarda, bedoyla, shigiyle, biriyle bir masada oturup çay içiyorum… artık hayırmıdır nedir sen karar ver :)

Söyleyeceklerim Var