rahmet olsun…
Bir kaç gün önceydi, hatırlamıyorum tam, köy sonrası meczubu ziyarete gittim. Kimse yoktu, yalnız oturuyordu. Çay demlemişti, ikinci bardak hazırda bekliyordu. Selam verip içeri girdim, gülümseyerek karşıladı beni ve bekleyen bardağı daha fazla bekletmemek için hemen çay doldurdu. Yalnız içmekten hoşlanmıyorum çayı, biriyle daha tatlı oluyor deyip uzattı. Acaba birini mi bekliyordu diye merak edip sordum. Gülümsedi, yok dedi, ikinci bardak birinin gelmesi duasıydı, hamd olsun geldi dedi…
Köyden bahsettim biraz, yaptıklarımdan, bir gün beraberde gidelim dedim, güzel olurdu meczubla dağlarda gezmek, kim bilir neler anlatırdı… nasip dedi…
Bir müddet daha olan bitenden sohbet ettikten sonra ayağa kalktı, bir kitap alıp yanıma geldi. Geçen gün kitapları karıştırırken, acizin bende kalan bir kaç kitabına da göz attım tekrar. Bundan bir mektup çıktı, göndermemiş galiba deyip kitapla beraber mektubu bana verdi. Kitabı daha önce okumuştum, daha doğrusu bir kaç defa okumaya başlamıştım ama hiçbir zaman tamamlayamamıştım, güzel bir kitaptı. Sonra mektuba baktım uzunca. Okuyup okumamak arasında tereddüt ettim. Meczup bunu fark etmiş olacak ki, rahat ol, oku dedi, bu sayede acizi biraz daha tanımış olursun. Ölüde olsa insanlar herzaman daha fazla tanınmaya değerdir, tanınmaya değer olan yanları hep canlıdır…
sevgili,
ilk aşığın göz yaşının dünyayı bereketlendirmeye başladığından bu yana, maşuklara söylenmiş ve yazılmış bütün övgüler senin için söylense az gelecekken, söz söylemekten geri duramadığım için kendime şaşırıyorum. bir açıdan ibrahime su taşıyan karınca geliyor gözlerimin önüne, başka bir açıdan geceyi tek başına aydınlatabilecekmişcesine hayatını sürdüren ateş böceği… ayıplanıyorum senin için hissettiklerim ve söylediklerimden dolayı, ve ayıplayanların aksine ayıplıyorum kendimi, senden bahsetmeyen şeyler söylediğimde…
devamını okuyamadım. Böylesine bir girişi tam olarak anlamlandıramamışken devamını sanki hiç anlamayacakmışım gibi hissettim. Mektubu katlayıp kitabın arasına koydum. Meczuba tamamını okuyamayacağımı söyledim, gülümsedi, belki bir gün aciz sana okur dedi. Aciz diye mırıldandım biraz, bir çay daha içip müsade istedim…
Allah rahmet eylesin….belki bir gün okumakla kalmaz, anlatır diye düşündüm…
…ikinci bardak birinin gelmesi duasiydi…
müthis, eline yüregine saglik..
gaba Temmuz 30th, 2007 at 05:43
sevgiliye sesleniş bu olsa gerek
Cana meylin var ise,hükmeyle teslim eyleyem
Şah sensin ben senin bir bende i fermanınam
Barbarosa Şubat 15th, 2008 at 19:35