kahve içsek
İki elimle anlamsızlaştırıyorum hayatı. Ve bunu anlam arama bahanesiyle yapıyorum…
Sonra, kalbimi kıran biri bana beddua etmiş olmalı ki, kalbini kırıyorum insanların…
Aslında, dönüp geriye baktığımda gerisini göremediğim oluyor. Karışık oralar, birileri fena karıştırmış… bende olabilirim birileri…
Mevlana demiş, eğer şehvet aşk olsaydı, öküzler ve eşekler aşıkların şahı olurdu.
Şimdi, düşünelim ki hiçbir şeyin görünmediği karanlık bir oda var, ve ikinci bir nefes… nefesin ne olduğunu bilmeyenler olabilir, ayrıca anlamalı…
Birde, bitse mi diyorum bazen bu cümleler…
“Hiç bir şey karanlık bir odada kara bir kediyi aramaktan zor olamaz; hele de odada kedi yoksa…”
demek istedim önce…bir yudum aldım kahvemden sonra…
anlam aramaya yeltenip anlamsızlaştırmak var dedim…susturdum kendimi…
nnaarr Ocak 22nd, 2008 at 03:03
yok öyle değil, illaki hiçbir şeyin görünmediği bir oda, ve ikinci bir ses…
lao Ocak 22nd, 2008 at 03:14
yeltendim zaten sadece…demedim : ))
nnaarr Ocak 22nd, 2008 at 03:19
: )
sağol
lao Ocak 22nd, 2008 at 03:33
uzun zaman oldu kahve içmeyeli
mdy Ocak 22nd, 2008 at 03:54
havalar soğudu, ondan olabilir, yada çarşamba günü de aslında içilebilir, karşıda olacağım nasipse..
lao Ocak 22nd, 2008 at 13:20
cümle bitse ii olacak bu aralar.. aslında bi nargile iimi olurdu?
seboben Ocak 24th, 2008 at 01:15
düşün ki seboben, son telefonlaşmamızdan beri aklımda nargile var, zamanı derleyip toparlayamıyorum, bunu dahi utandığım için söyleyemiyorum… çok sevinirim…
lao Ocak 24th, 2008 at 01:20
zamanın iki ucu var lao biri sende diğeri bende aynı hata bendede var uzundur arayacam denk gelemiyorum. bende sevinirim. ararım seni
seboben Ocak 25th, 2008 at 01:42
eyvallah, başım gönlüm üstüne…
lao Ocak 25th, 2008 at 01:45
Nefes mi,bizimle her an yanımızda olandan bir işaret
Nefes mi bir an esirgense yok olur du bu beşaret
Her nefeş aşıklarla sohbet dilerken gönlümüz
lao mahrum etmese Bize de kılsa ünsiyyet
Bu nefes de sitem için harcandı-mahcubuz-
Barbarosa Şubat 20th, 2008 at 19:26
estf… mahrum kalan biz oluruz
lao Şubat 20th, 2008 at 19:38