illa

meczup dedi ki, suskunluk hakikate daha yakındır, zira ikiside kavramlar ile sınırlanmamıştır. anlam açısından kesin çizgilerle belirlenmemiştir. 
gerçek ise kelimelere daha yakındır, zira ikisi de anlamlandırılarak sınırlanmamıştır.

5 yorum var “illa” için

  1. mana bulan şey öyleyse sınırlanmış mı olur? sınırı çizilen şey hakikat değilmidir?

  2. her anlam bir sınırdır. ama insan sınırlara ihtiyaç duyar. bazıları genişletir, bazıları daraltır. anlam yüklemek anlaşılabilir hale getirecek sınırları çizmektir. bu hakikatin bir parçası, sınır çizmekte kendimizle sınırlıyız, bu yüzden, elden gelse de sınır çizmeden hakikatte yok olunsa.

    şimdi yine fark ettim, hakikat içinde var olmak, sınırlamak ve aslında tamamının dışında, az bir kısmını içinde olmaktır. oysa hakikatte yok olmak, az bir kısmında hiç olmamak, bilakis tamamında olmaktır.

  3. Dil sussa DIL susmaz… Meczup olunur anca..

  4. eksik olan ,sınırlı olan tamamdan hisse alabilir mi?

    derler ki kendi sınırlarını aşacaksın. nasıl olacağına gelince susulur. düşünüyorum da, tamam olanın sınırlı olanla ifade edilememesi susturuyordur belki… ya da izin derler, verilmeden konuşmayız.

    yaşamıyorken bile bunca yoruluyorsak, ya yaşıyor olursaydık ne halde olurduk?! büyük ihtimal susardık. işte aynı sonuç..

  5. eksik olan, tamamdan hisse alıp o olmadığı için eksik zaten…

    o vakit akışa kapılırdık, hiç yorulmazdık, yaşayabilseydik gerçekten…

Söyleyeceklerim Var