geç
geç kalmış
ve azar işiteceği kesin bir çocuk
gibi kelimeler yan yana
aceleci, korkak
her adım gibi her kelime
tedirgin, ve aslında değil.
rahat bir nefes
varıldığında umulmadıkla karşılaşmak
bazen de en az umulan
gökyüzünde kuşlar, ve yıldızlar
ve bazen ben
geç kalmadığımda rahat
sohbet ederiz
en çok kim uzaklaşabilir insanlardan
nefes almak kadar rahat değil
kelimelerin dilden dökülmesi
oysa kelime, ses giyinmiş nefes
ve dar seslerle, sıkıyoruz hayatı
ve dar adımlar tedirgin.
ve bazen dilimize ölü toprağı serpen bi el…
çoğaldıkça anlamsızlaşan,hatta az olduğunda çok daha fazlasını anlatan.
bazen ne söylesek “o” olmayan…ama inatla hep de olmayanı arayan,olmadık zamanlarda…
asla susmak kadar anlamlı olmayacak olan!
nedense toparlamaya çalıştıkça daha da karışan bazen…
bazen duran,bazen içimizde dört nala koşturup duran.
köprü gibi işte;yıkılan bazen,bazen iki ucu bağlayan…
“”sohbet ederiz
en çok kim uzaklaşabilir insanlardan”"
Böyle Şeyler işte…
nnaarr Mart 10th, 2008 at 03:45
çok iyi , çok güzel.izninizle bir kenara not edelim.
bizim duamız gökyüzü ve gökyüzü gibi aydınlık bir yüz..
hiç Nisan 18th, 2011 at 14:47