ferah ferah
meczup demişti, insan hayal ile gerçek arasında sıkışıp kalmıştır. nasıl kurtulur diye sormuştum, hakikate sarılarak demişti. nasıl demiştim, sarmaşık gibi, sevgilisini saran aşık gibi… illa aşk ile, aşık gibi… demiş idi.
meczup demişti, insan hayal ile gerçek arasında sıkışıp kalmıştır. nasıl kurtulur diye sormuştum, hakikate sarılarak demişti. nasıl demiştim, sarmaşık gibi, sevgilisini saran aşık gibi… illa aşk ile, aşık gibi… demiş idi.
sarmaşığın sevgilisini aşk ile sarıp, sımsıkı sarıp, onu öldürdüğü de görülmüş.
sina Haziran 1st, 2009 at 20:08
sina sen çok ilginç birşey söyledin biliyor musun?
o ölenler şimdi iyi bir konuma geldi sanki senin söyleminle.
başka yerlerden çağrışım oldu.
ama yine de, bence ölenler, ölenler ölsün sina. kızdım galiba yine.
ş. Haziran 1st, 2009 at 21:51
ölmek ne zamandır kötü bir şey oldu sina… ki varsın bundan ölsün. bakınız ibn arabi - ilahi aşk da, aşıklar için zikredilen kutsi hadise
lao Haziran 2nd, 2009 at 01:31
hayır ş, bilmiyorum (:
hem kime galiba yine kızdın?
ölmenin iyi veya kötü olduğunu söylemedim ki lao.
ama öldürmek iyi birşey olmasa gerek değil mi..
sina Haziran 2nd, 2009 at 01:37
ol’durmuyorsa iyi bir şey değildir
lao Haziran 2nd, 2009 at 01:40
ölmeleri olmalarına vesile oluyorsa ölsünler azizim. biz önemli değiliz. değil mi?
de, ben şeyden bahsettim. sevmekten daha doğrusu sevilmekten korkan insanlardan. kimbilir belki bu sevenin ayar bilmemesi ile ilgili birşeydir. bilmiyorum. ne kadar sevmeli onu da bilmiyorum. yani sevgi(n)den korkan insanlar…
nuri pakdil belki yardımcı olur şu sözlerle:
“Ben bir şeyi hiç mi hiç az sevemedim, hele orta hiç sevemedim: Hep çok sevdim. Arkadaşlarımı da çok severim. Yeryüzüne biterim. Eve portakal aldığımda kasayla alırım, dayanamayanlar çürür…”
ş. Haziran 2nd, 2009 at 14:34
pardon gerçi, evet
“ol’durmuyorsa iyi birşey değildir.”
ş. Haziran 2nd, 2009 at 14:41
sarmaşık sarıldığı ağacın kökünden aldığı gıdayla beslenir büyür ve onu sarıp sarmalar. ağaçsa içten içe kurur.
burada sarmaşık âşık veya mâşuk değil, aşkın kendisi. ki zaten etimolojik olarak akrabalar… aşık da maşuk da aşktan türemiş. nerde kaldı öldürmek…
mihman Haziran 2nd, 2009 at 14:58
kendimi, kuyuya taş atan delinin biri gibi hissettim şimdi.
sina Haziran 2nd, 2009 at 23:11