<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.2.2" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>blaog.org</title>
	<link>http://blaog.org</link>
	<description>hiç'in farklı bir görüntüsü...</description>
	<pubDate>Mon, 14 May 2012 23:45:32 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.2.2</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>tesadüf</title>
		<link>http://blaog.org/tesaduf/</link>
		<comments>http://blaog.org/tesaduf/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 May 2012 23:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yırttı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/tesaduf/</guid>
		<description><![CDATA[blog açılmış. az önce tesadüfen öğrendim bende. alışmıştım kapalı olmasına, ara ara özlemiş olsam da. şimdi açılınca sanki yazmak gerekiyormuş gibi geliyor, bir sorumluluk gibi, saçma da olsa bir düşünceyi herhangi bir neticeye bağlamadan bırakmama sorumluluğu gibi.
blog açılmış, bir kaç yıl önce de açılmıştı, hatırlıyorum. neredeyse bir şey değişmedi o günden beri diyeceğim, çok şey [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>blog açılmış. az önce tesadüfen öğrendim bende. alışmıştım kapalı olmasına, ara ara özlemiş olsam da. şimdi açılınca sanki yazmak gerekiyormuş gibi geliyor, bir sorumluluk gibi, saçma da olsa bir düşünceyi herhangi bir neticeye bağlamadan bırakmama sorumluluğu gibi.</p>
<p>blog açılmış, bir kaç yıl önce de açılmıştı, hatırlıyorum. neredeyse bir şey değişmedi o günden beri diyeceğim, çok şey olmuş olsa da. o çok şeyin akılda kalan yanları daha ziyade üzücü şeyler, bazı insanların artık olmaması gibi. onun dışında, değişmeyen bazı şeyler yüzünden neredeyse hiçbir şeyin değişmediğini düşünmeme sebep olan dışında, artık eskisi gibi anlatamıyor olmak. eskiden de iyi değildim anlatmakta, ama en azından bir ucundan tuttuğum hissi vardı. hisler bizi kolay aldatır, çok şükür, yoksa nefes almakta güçlük çekerdik. hisler bizi hem kolay aldatır maalesef, bazen, bazı durumlarda&#8230;</p>
<p>blog açılmış, hakkınızı helal edin. bilerek bilmeyerek okuyabiliyor insan bazen yazılanları, zamanını kaybetmiş olabiliyor. ben sanki çoğunu kaybetmiş gibiyim, o yüzden zamanımda çok. parasını kumarda kaybeden biri gibi, daha çoğu olsa, daha çoğunu kaybedecek. insanoğlu ilginç, daha çoğunu kaybedemedim diye de üzülebiliyor&#8230;</p>
<p>çöldeysek mesela ve susuzluktan harap olmuşsak, ama biliyorsak ki dünyanın diğer ucunda yağmur yağıyor, umudumuzu yitirmemeliyiz&#8230; hala su ile aynı yeryüzünü paylaşıyoruz&#8230; tabi umudumuz çöle nefret sebebi olmamalı&#8230;</p>
<p>blog açılmış, benim kapanasım var&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/tesaduf/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>hamd olsun kediler var</title>
		<link>http://blaog.org/hamd-olsun-kediler-var/</link>
		<comments>http://blaog.org/hamd-olsun-kediler-var/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2012 23:03:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yırttı]]></category>

		<category><![CDATA[Lao duydu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/hamd-olsun-kediler-var/</guid>
		<description><![CDATA[insanın ne zaman öleceğini bilmemesi iyidir, bu sayede birini / bir şeyi sonsuza kadar sevebileceğini düşünür dedi meczup, sonra devam etti, birini / bir şeyi sonsuza kadar sevebileceği düşüncesi sonrasında insanı bu zaman içinde sonlu olan, ölümlü olan şeylerin ötesine taşır. başka bir açıdan, ölmeden, ölebilir insan. bu zamandan, başka bir şekilde işleyen bir zamana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>insanın ne zaman öleceğini bilmemesi iyidir, bu sayede birini / bir şeyi sonsuza kadar sevebileceğini düşünür dedi meczup, sonra devam etti, birini / bir şeyi sonsuza kadar sevebileceği düşüncesi sonrasında insanı bu zaman içinde sonlu olan, ölümlü olan şeylerin ötesine taşır. başka bir açıdan, ölmeden, ölebilir insan. bu zamandan, başka bir şekilde işleyen bir zamana geçebilir. bu kalbin akla yön vermesidir, ölümünü bilseydi, aklı kalbine yön verirdi. aklın kalbe yön vermesi, türlü endişelere sokar insanı, kalbin akla yön vermesi ise huzura&#8230;</p>
<p>sustum bir müddet. zihnimde bir çok cümleye başlar gibi oldum, hiç birini dilime almak istemedim. sustum bir müddet, sonra titredi sesim, istemedim tam olarak ama konuşmaya başladım, anlamıyorum dedim. duyuyorum, duyduklarımın karşılığını biliyorum ama anlamıyorum bir bütün içinde. ne kalbim ne aklım çalışıyor sanki, yada ayrı ayrı çalışıyorlar. ne endişe ne huzur, belki endişeli bir huzurum var mümkünse öyle bir şey, ki değildir. saçmalıyorum ve saçmalamak kötü bir şey, kendim başta rahatsız oluyorum ama anlamıyorum, saçmalıyorum ve saçmalamak gerçekten çok rahatsız edici bir şey&#8230;</p>
<p>sayıkladım öylece biraz, titrek bir sesle, belki biraz ağlayarak bile. üzdüm meczubu, üzüldü daha doğrusu meczup. bir gün dedi, üstüne konuşmakla kalmayıp denize de gireriz inşallah.. inşallah dedim&#8230; üzüldüm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/hamd-olsun-kediler-var/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>kumsala vurana kadar balık yüzmeyi dert sanırmış</title>
		<link>http://blaog.org/kumsala-vurana-kadar-balik-yuzmeyi-dert-sanirmis/</link>
		<comments>http://blaog.org/kumsala-vurana-kadar-balik-yuzmeyi-dert-sanirmis/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Feb 2012 22:40:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Lao duydu]]></category>

		<category><![CDATA[duyuru - ilan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/kumsala-vurana-kadar-balik-yuzmeyi-dert-sanirmis/</guid>
		<description><![CDATA[bir yerden başlamak gerekir diye&#8230; attığımız adımın bereketli olması niyetiyle. özellikle bereketli olsun isteği ve insancı ile. bir adım, görünüşte ve bizim imkanlarımız dahilinde sadece bir adımdır. bir adım bereketi, atıldığında bilmediğimiz yerlere ulaştıracak kadar büyük olabilmesi, yada bilmediğimiz bir ferahlığa sebep olabilmesi&#8230;
öylesine, o niyetle attım adımlarımı. pek yürüdüğüm söylenemez, tembellik yapıyorum. adım atıyorsam da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bir yerden başlamak gerekir diye&#8230; attığımız adımın bereketli olması niyetiyle. özellikle bereketli olsun isteği ve insancı ile. bir adım, görünüşte ve bizim imkanlarımız dahilinde sadece bir adımdır. bir adım bereketi, atıldığında bilmediğimiz yerlere ulaştıracak kadar büyük olabilmesi, yada bilmediğimiz bir ferahlığa sebep olabilmesi&#8230;</p>
<p>öylesine, o niyetle attım adımlarımı. pek yürüdüğüm söylenemez, tembellik yapıyorum. adım atıyorsam da genelde meczuba yürüyorumdur. meczuba yürüdüm. nasibimizde yağmur da vardı, çok yağdı, çok ıslattı. yağmur başka bazı şeyler gibi değildir, çok yağıyorsa, çok ıslatıyordur, sen çokça kaçınmıyorsan&#8230; sonra soğuktu, üşümüştüm. uzun zaman olmuştu meczuba gitmeyeli, zaman uzayınca korkular da uzayabiliyor, gitmemek ayıp oysa, utanmak gerekir, ama işte bazı ayıplar utanmaya değil korkuya sebep verebiliyor, belki çok büyüyünce, utanılamayacak kadar büyüdüğü için, korkutuyordur&#8230;</p>
<p>kapıyı çaldım, tereddütle. uzun bir vakit geçince, kapının açılması da uzun sürecekmiş gibi geliyor, bazen hiç açılmayacak kadar uzun. kapıyı çaldım, yeterince beklemeden, tekrar tekrar. zamandan önce ben zamanı uzattım, komik bir şey dışardan bakınca herhalde, ama benim dışardan baktığım bir ev ve kapısıydı, komik değildi. ses geldi içerden, sonra kapı açıldı. kapıyı çocuk açtı, çocuğu da uzun zamandır görmemiştim ama niyet meczubu görmekti, kapıyı onun açması gerekiyordu, çocuğu görünce tekrar uzun sürecek bir zaman başlamış gibi oldu. selam dahi edemedim, meczup nerede dedim. çocuk biraz şaşkındı, uzun zaman sonra görmenin, görünce selam alamamış olmanın şaşkınlığı herhalde. yada artık ne gördüyse bende, şaşkındı. hoş geldin dedi, duraksadım, hoş buldum dedim. sonra yine meczup nerede dedim, gülümsedi bu sefer, içerde dedi, hızlıca içeri girdim. meczup sobanın karşısında, başında bir havlu, üstüne de ayrıca bir battaniye almış şekilde oturuyordu. hemen yanına gittim, oturduğu yerin önüne diz çöktüm, hızlıca selam edip başımı dizlerinin üstüne koydum. hoş geldin dedi meczup, başımı dizlerinin üstünden kaldırdı, yüzüme baktı, sonra sarıldı, tekrar hoş geldin dedi. özür diledim, bir kaç defa, üst üste. uzun zamandır gelmiyor olmama bahane olarak saçma sapan bir çok şey sayarak özür diledim. özellikle saçma sebepleri tekrar tekrar saydım, hiçbir haklı sebep olamazdı biliyorum, bu saçmalığı kendime de anlatmak için özellikle saydım. gülümsedi, yanına oturttu beni, sonra battaniyesini düzelterek kendi de oturdu. gülümsüyordu, hafif kısılmış güzel bir sesle konuşuyordu. bende dedi dışardaydım. yavru bir kedinin ağlamasını duydum, bu yağmurda annesini kaybetmiş herhalde diye düşünüp çıktım aradım. ne kadar aradıysam da nafile, acı acı ağlama sesi geliyor, duyuyorum ama bulamadım bir türlü. çok korkmuş herhalde, yağmur neyse de, anneyi kaybetmek fena, iyice saklanmış. didik didik ettiysem de etrafı bulamadım, bu arada epeyce de ıslanmış oldum. ses kesilince de eve döndüm artık, senden az önce girdim, kurulanmaya çalışıyorum şimdi&#8230; öyle birden gözlerim doldu, dolu gibiydi zaten de boşaldı belki, bilmiyorum. kızarmıştır ama, görmediysem de hissettim, kızarmıştır. meczup bakıp gülümsüyordu, neyse dedi, biz bulamadık ama kendi geldi&#8230; gülümsüyordu meczup yine eminim, o esnada bakamadım, gözlerim de hem kızarık olunca, öyle başımı dizine koymuş oldum, sobaya doğru bakarak&#8230;</p>
<p>dalmışım, öyle ara ara gözlerim açılıp tekrar kapanıyordu. rüya görüyordum sanki bir yandan, bir yandan ara ara meczup ve çocuğun konuşmalarını duyuyordum. ikisi arasında gidip geliyordum, istesemde ikisinden birinde duramıyordum. yağmur yağıyordu, şiddetli bir  şekilde yağmurun sesini duyuyordum, hatta yağmur yağan sokaklar görüyordum. bir yavru kedinin ağlaması sonra, hatta sokağın sonunda koştuğunu görüyordum, koşuyordum peşinden. çocuk çay doldurup uzatıyordu meczuba, sonra anlatıyordu. garip bir haldeyim diyordu. eskiden de bunu söylüyordum ama öyle değil, eskiden gözümün önünde, gönlümün içinde bir hayal vardı, garipleşiyordum. aşık idik, yada aşık sanıyorduk kendimizi, dertmiydi&#8230; dermanmıydı&#8230; kendimizi bilmeden geziyorduk. mesela sevgili vardı işte&#8230; yoktu da&#8230; ama çok seviyorduk&#8230; hayal kuruyorduk&#8230; kurulmuş bir hayali görüyorduk belki&#8230; uzun aralıklı kısa cümleler kuruyordu çocuk, emin değildi sanki, yada hiçbiri tam olarak emin olduğu şeyin karşılığı değildi cümlelerin. duruyordu, bir şey söylüyordu. şimdi çok başka dedi sonrasında. sonrasında yine devam etti, şimdi patlayacak gibiyim dedi, gözümden de gönlümden de hayal gitti de sanki hayal ben oldum. kocaman bir boşluk hissediyorum, yaşamıyorum sanki, hissetmiyorum, duymuyorum, konuşamıyorum sanki&#8230; sokakta koşuyordum bir yandan, sanki çok yakınlaşmışım kediye gibi geliyordu, ama sürekli bir sokağın sonundaydı. başka başka kediler vardı sonra, daha büyük kediler, karşıma çıkıyorlardı, öylece bakıyorlardı. ben koşmaya devam ediyordum. sanki aynı sokağın hep başında ben varmışım, sonunda da kedi koşarak uzaklaşıyormuş gibiydi. yorulmuştum, nefes nefese kalmıştım, koşuyordum, ya yaklaşıyordum yada kedinin sesi artıyordu ara sıra&#8230; sonra meczubu duyuyordum, olur diyordu. bir zaman gelir, başka başka haller daha meydana gelir. olur diyordu&#8230; koşuyordum ben, yağmur şiddetli, köşeyi dönmüştüm sanki, çıkmaz bir sokağın başındaydım, kedi sonunda, ağlıyordu, ben nefes nefese kalmıştım, kedi hiç koşmamış kadar rahat, ağlıyordu sanki sadece. yaklaştım, epeyce bir yaklaştım, başka kedilerde vardı, bana bakıyorlardı&#8230;  meczup konuşmaya devam ediyordu. büyük bir fırtınaya kapıldığını düşün çocuk, içinde kalmışsın, hem fırtınanın içindesin, bir yandan aslında fırtına da olmuşsun. bir yandan savruluyorsun, bir yandan savuruyorsun, yıkılıyorsun hem yıkıyorsun bir yandan,bu insanın hoşuna gider, buna kapılmamalıdır, karşı da koymamalıdır ama. onca hengame arasında, onca ses arasında fark edemiyorsun bir çok şeyi, ama yaşıyorsun da bir yandan,  sonra kesiliyor fırtına, ne ses ne bir hengame, savrulma yok, savurma yok. ama artık kendi kendinesin, bakınca görebiliyorsun, ne kalmış, ne gitmiş, ne yıkılmış, ne ayakta. hesap kitap yapar insan kendi kendine kalınca, hesabı kitabı bırak çocuk, ayakta olan sensin, ayakta olan sende olması gereken. seslerden sonra gelen sessizlikle ancak kendini duyabilirsin, tanıyabilirsin, vakit o vakittir. vakit tam da o vakittir ve geçecektir, kaçırma&#8230; kediye çok yaklaşmıştım, bir adım kalmıştı. yağmur birden kesivermişti, şaşırıp göğe baktım, hava açılmıştı. önüme döndüm, kedi kaybolmuştu&#8230;. meczup karşımdaydı, nasılsın diye sordu. kısık ve titreyen bir sesle, iyi değilim diyebildim ancak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/kumsala-vurana-kadar-balik-yuzmeyi-dert-sanirmis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://blaog.org/495/</link>
		<comments>http://blaog.org/495/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 23:44:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yazdı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/495/</guid>
		<description><![CDATA[akıl ile kalp arasında kalıyor dil. birbirine bağlanamayan iki kelime gibi bazen.  bazen önemsemesekte olanı biteni, olup bitiyor ve olanın yanında önemsizleşiyoruz. bu bir sorun mu, bilmiyorum&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>akıl ile kalp arasında kalıyor dil. birbirine bağlanamayan iki kelime gibi bazen.  bazen önemsemesekte olanı biteni, olup bitiyor ve olanın yanında önemsizleşiyoruz. bu bir sorun mu, bilmiyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/495/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>deli dediğin dünyaya nefes aldıran deliktir</title>
		<link>http://blaog.org/deli-dedigin-dunyaya-nefes-aldiran-deliktir/</link>
		<comments>http://blaog.org/deli-dedigin-dunyaya-nefes-aldiran-deliktir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 00:15:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yırttı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/deli-dedigin-dunyaya-nefes-aldiran-deliktir/</guid>
		<description><![CDATA[başlasam uzun cümleler kuracak gibi oluyorum. düşüncesi daraltıyor nefesimi, nefes, kısa cümleler için dahi kısa kalıyor. hallere ilişkin muhtelif belirlemeler, isimlendirmeler getirebiliyoruz, getiriyoruz, getiriliyor. bütün bunlar, gölün üzerine yağan yağmur gibi, güzel görünebilir, ama biz gölü değil, çölü yaşıyoruzdur. her ne ise, anlamsız olan bir şeyi anlatmak başka bir anlamsızlığın içine düşmektir. galiba, anlamsız olanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>başlasam uzun cümleler kuracak gibi oluyorum. düşüncesi daraltıyor nefesimi, nefes, kısa cümleler için dahi kısa kalıyor. hallere ilişkin muhtelif belirlemeler, isimlendirmeler getirebiliyoruz, getiriyoruz, getiriliyor. bütün bunlar, gölün üzerine yağan yağmur gibi, güzel görünebilir, ama biz gölü değil, çölü yaşıyoruzdur. her ne ise, anlamsız olan bir şeyi anlatmak başka bir anlamsızlığın içine düşmektir. galiba, anlamsız olanı algılamaya başladığımız da, anlamaya da başlıyoruz, dile getirmeden, dilden duymadan anlamaya&#8230; şimdilik buna uzağım&#8230;</p>
<p>mesafelerin önemi yok, doğrudur belki de, ama bu uzağın uzak olduğunu değiştirmiyor. uzak hala uzak, ve hala uzak olması, her adımda tekrar tekrar yolu  zorlaştırıyor. doğrudur yine, zahmet çekmeden rahmet olmayacaktır, zahmetsiz olan belki rahmet olmayacaktır, zahmetsiz olan ne olacaktır bilmiyorum ama, rahmet olsun zahmeti unutturan&#8230; bazen az unuttuğumuz için daha da büyüyor sıkıntılar&#8230;</p>
<p>bu halin adına ne deniyor bilmiyorum, yorgunluk diyen var, uykusuzlukdan diyen var, sonra ne bileyim, depresyon v.s. şeyler diyen&#8230; isimlendirme, yada isimlendirme adı altında sebep bulma durumu. sebepler önemlidir elbet, ama kimi soğuktan hasta olur, kimi olmaz. soğuğu bilmek bir işe yaramaz bu durumda. soğuk diyip geçesim gelmiyor, geçesim gelmiyor çoğu zaman&#8230;</p>
<p>aciziz, ve acziyetimizi unutturacak şekilde bir çok şey ve kimse&#8230; ve ben bütün bu şeylerden rahatsız oluyorum, kaçasım geliyor, itici buluyorum. insanın, aciziz, aksi gibi davranmak saçmalıktır&#8230;</p>
<p>kocaman bir saçmalık</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/deli-dedigin-dunyaya-nefes-aldiran-deliktir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ben de çay içtim</title>
		<link>http://blaog.org/ben-de-cay-ictim/</link>
		<comments>http://blaog.org/ben-de-cay-ictim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Nov 2011 19:52:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[müzikli şeyler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/ben-de-cay-ictim/</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/ben-de-cay-ictim/feed/</wfw:commentRss>
<enclosure url="http://www.blaog.org/musiki/cayaindim.mp3" length="6372832" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://blaog.org/492/</link>
		<comments>http://blaog.org/492/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2011 00:59:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yazdı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/492/</guid>
		<description><![CDATA[yazmaya niyet edince saklanıyor anlam. öylesine kelimeler bir araya gelince, istemeyerek bir araya gelmiş ve bir arada duran insanlar gibi oluyor cümle&#8230; gitmek, aynı zamanda bırakmaktır, ve belki tersi de mümkündür. bırakmak, aynı zamanda gitmiş olmaktır
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yazmaya niyet edince saklanıyor anlam. öylesine kelimeler bir araya gelince, istemeyerek bir araya gelmiş ve bir arada duran insanlar gibi oluyor cümle&#8230; gitmek, aynı zamanda bırakmaktır, ve belki tersi de mümkündür. bırakmak, aynı zamanda gitmiş olmaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/492/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>saatleri ayrıştırma enstitüsü</title>
		<link>http://blaog.org/saatleri-ayristirma-enstitusu/</link>
		<comments>http://blaog.org/saatleri-ayristirma-enstitusu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Sep 2011 00:20:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yazdı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/saatleri-ayristirma-enstitusu/</guid>
		<description><![CDATA[aslında şu an uyuyor olmam gerekirdi, yada en azından daha hayırlı bir iş yapıyor olmam&#8230;
aslında şu değilde bu şeklinde ifade edilen bir çok şey yapıyorum. yapmak fiili burada daha çok cümle içinde fiil olarak kalıyor, ifade etmeye çalıştığı şey açısından değil. aslında tam fiil de değil bu fiil yani.
düzenli olarak aynı soruyu sorup düzensiz fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>aslında şu an uyuyor olmam gerekirdi, yada en azından daha hayırlı bir iş yapıyor olmam&#8230;</p>
<p>aslında şu değilde bu şeklinde ifade edilen bir çok şey yapıyorum. yapmak fiili burada daha çok cümle içinde fiil olarak kalıyor, ifade etmeye çalıştığı şey açısından değil. aslında tam fiil de değil bu fiil yani.</p>
<p>düzenli olarak aynı soruyu sorup düzensiz fakat birbirinden çok farklı olmayan cevaplar vermek gibi. gittikçe kendimi daha az seviyorum, uzaklaşıyorum da kendimden. bu nasıl mümkün olabilir ki sorusu sorulabilir, söylem itibariyle saçma, samimiyetsiz, ergen bunalımı içeren bir söylem gibi gelebilir. öyle değil. olmasında bir sakınca olduğu için demiyorum, öyle olmadığı için belirtiyorum.</p>
<p>eskiden inanmazdım, insan yaşlanınca gerçekten bazı düşünceleri değişiyormuş&#8230; ve insan yaşlandıkça daha çok hesap yapmaya başlıyor, hesap yeteneği azaldığından değil üstelik, bilakis, daha iyi hesap yapabildiğinden ve yaptığı hesaptan yanılmak istediğinden&#8230;</p>
<p>meczup demişti bir keresinde: insan yalnız doğar ve yalnız ölür söylemi, yalnızlığı temellendirmek açısından saçma bir söylemdir. doğru, insan yalnız doğar ve yalnız ölür, ama bunları kendi belirlemez, bundan dolayı da hesaba çekilmez. insan, nasıl yaşadığından sorumludur bunun ise doğum ve ölümle alakası yoktur. lao demişti, insanın çevresinde kimsenin olmaması değil, kalbinde kimsenin olmaması yalnızlıktır. kalbinde can taşımayanın canlılığından bahsetmek saçmadır&#8230;</p>
<p>aslında şu an uyuyor olmam gerekirdi, yada en azından kimseyi rahatsız etmemek için, uyuyor gibi yapmam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/saatleri-ayristirma-enstitusu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>uşşâk&#8217;ın yüzü suyu hürmetine</title>
		<link>http://blaog.org/ussakin-yuzu-suyu-hurmetine/</link>
		<comments>http://blaog.org/ussakin-yuzu-suyu-hurmetine/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 02:41:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Lao duydu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/ussakin-yuzu-suyu-hurmetine/</guid>
		<description><![CDATA[rabbim, inandım ve iman ettim ki leyla kulunu çok güzel yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki sen eşsiz ve benzersiz yaratansın, leyla kulunu eşsiz ve benzersiz yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki mecnun kuluna bu hakikati görmeyi, bilmeyi, sevmeyi, idrak etmeyi nasip ettin&#8230;
rabbim, leyla kulun gitti, mecnun ne yapsın&#8230;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>rabbim, inandım ve iman ettim ki leyla kulunu çok güzel yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki sen eşsiz ve benzersiz yaratansın, leyla kulunu eşsiz ve benzersiz yaratmışsın. rabbim, inandım ve iman ettim ki mecnun kuluna bu hakikati görmeyi, bilmeyi, sevmeyi, idrak etmeyi nasip ettin&#8230;</p>
<p>rabbim, leyla kulun gitti, mecnun ne yapsın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/ussakin-yuzu-suyu-hurmetine/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ramazanın bitmesi üzdüyse de</title>
		<link>http://blaog.org/ramazanin-bitmesi-uzduyse-de/</link>
		<comments>http://blaog.org/ramazanin-bitmesi-uzduyse-de/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Aug 2011 21:07:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blaog</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[lao yazdı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blaog.org/ramazanin-bitmesi-uzduyse-de/</guid>
		<description><![CDATA[namaza geç kaldık, giremedik camiye. taş üstünde ancak kılabildik, namazdan ilk çıkanlar olduk, bir ilk oldu, değişikti.
sonra üç beş akraba ziyarete, kimse kalmamış neredeyse yaşlılardan. kalanları da ben en az 5 senedir görmüyordum, görmüş olduk, sevindiler, sevindik.
sonra kahvaltı mesela, uzun zamandır yalnızken, babam geldi, kardeşim geldi, ablamlardaydık. rahmetli annemin her bayram yaptığı su böreğine yakın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>namaza geç kaldık, giremedik camiye. taş üstünde ancak kılabildik, namazdan ilk çıkanlar olduk, bir ilk oldu, değişikti.<br />
sonra üç beş akraba ziyarete, kimse kalmamış neredeyse yaşlılardan. kalanları da ben en az 5 senedir görmüyordum, görmüş olduk, sevindiler, sevindik.<br />
sonra kahvaltı mesela, uzun zamandır yalnızken, babam geldi, kardeşim geldi, ablamlardaydık. rahmetli annemin her bayram yaptığı su böreğine yakın lezzette yapmıştı ablam, güzeldi kahvaltı&#8230;</p>
<p>güzel geçti ilk günü, umarım herkesin bayramı benimkinden güzel geçmiştir&#8230;</p>
<p>mübarek olsun, hayırlara vesile olsun, Allah tekrarını nasip etsin&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blaog.org/ramazanin-bitmesi-uzduyse-de/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

