deli dediğin dünyaya nefes aldıran deliktir
başlasam uzun cümleler kuracak gibi oluyorum. düşüncesi daraltıyor nefesimi, nefes, kısa cümleler için dahi kısa kalıyor. hallere ilişkin muhtelif belirlemeler, isimlendirmeler getirebiliyoruz, getiriyoruz, getiriliyor. bütün bunlar, gölün üzerine yağan yağmur gibi, güzel görünebilir, ama biz gölü değil, çölü yaşıyoruzdur. her ne ise, anlamsız olan bir şeyi anlatmak başka bir anlamsızlığın içine düşmektir. galiba, anlamsız olanı algılamaya başladığımız da, anlamaya da başlıyoruz, dile getirmeden, dilden duymadan anlamaya… şimdilik buna uzağım…
mesafelerin önemi yok, doğrudur belki de, ama bu uzağın uzak olduğunu değiştirmiyor. uzak hala uzak, ve hala uzak olması, her adımda tekrar tekrar yolu zorlaştırıyor. doğrudur yine, zahmet çekmeden rahmet olmayacaktır, zahmetsiz olan belki rahmet olmayacaktır, zahmetsiz olan ne olacaktır bilmiyorum ama, rahmet olsun zahmeti unutturan… bazen az unuttuğumuz için daha da büyüyor sıkıntılar…
bu halin adına ne deniyor bilmiyorum, yorgunluk diyen var, uykusuzlukdan diyen var, sonra ne bileyim, depresyon v.s. şeyler diyen… isimlendirme, yada isimlendirme adı altında sebep bulma durumu. sebepler önemlidir elbet, ama kimi soğuktan hasta olur, kimi olmaz. soğuğu bilmek bir işe yaramaz bu durumda. soğuk diyip geçesim gelmiyor, geçesim gelmiyor çoğu zaman…
aciziz, ve acziyetimizi unutturacak şekilde bir çok şey ve kimse… ve ben bütün bu şeylerden rahatsız oluyorum, kaçasım geliyor, itici buluyorum. insanın, aciziz, aksi gibi davranmak saçmalıktır…
kocaman bir saçmalık
sırların konuşulduğu yerde söz dahi hakikati örten bir perde olurmuş. gönül diliyle konuşulurmuş ki hiçbir şeye benzemezmiş…
güneşin tecellisine kavuşana çölde olmakla denizde olmak aynıymış.nazlı visale bahaneler ararmıışız… mekanlar, mesafeler acizliğine yanarmış!
ne halde olduğumuz ehemmiyetli değilmiş, ciğer dağlayan derin bir âh gerekmiş. âh etmek herkese nasip olmazmış!
tecelliye kemend olup aşkla beklemek gerekmiş. . .
hiç Aralık 7th, 2011 at 12:45
meczup demişti bir keresinde,
bir şeyi kaybetmek, ona ulaşamamak değildir, artık onu anlamamaktır
otacı Aralık 20th, 2011 at 17:03