bu bir demdir gelip geçer

Salacakta balıkçılar lokaline gittik meczupla, oturduk çay içtik. Giderken pek konuşmadık, oturduktan sonra da ilkin çok konuşulmadı. ikinci çaylar gelmişti, meczup bir yudum aldıktan sonra konuşmaya başladı, zaman içinde öğrendim ki, sevmenin karşılığını beklemek, nefrete sebebiyet verebilir. Yine zaman içinde öğrendim ki, dostluğun karşılığını beklemek, düşmanlığa sebebiyet verebilir. Ve yine öğrendim ki, iyiliğin karşılığını beklemek kötülüğe sebep verebilir, deyip dışarıya doğru baktı. Denizde baya dalgalıymış dedi sonra alakasız bir şekilde, çayını içmeye devam etti.

 

Bir müddet bir şey diyemedim, sonrasında sordum, peki nasıl karşılık beklemeyecek hale gelir insan. Karşılık vererek dedi. Anlamadım. Anlamadığımı belirttim, gülümsedi. Bunu herkes yapamaz lao dedi, herkes böylede düşünemez, düşünmesi de gerekmiyordur. Seninde böyle olmana gerek yok, ben sadece öğrendiğimi, bir güzellik olarak bulduğumu paylaştım. Eyvallah dedim, ve anlatmasını rica ettim tekrar. Önce çay söyle tekrar dedi, gülümsedi, bak bende önce karşılığını istiyorum deyip güldü. Güldüm bende. Çay söyledik, çay geldi, teşekkür ettik. Meczup anlattı sonrasında, sevgiye sevgi ile karşılık ver ki, kimsenin nefret etmesine vesile olmayasın, aynı şekilde yaptıkları iyiliklere de iyilikle karşılık ver, kötülüklerine sebebiyet olmayasın, dost ol dost olana, düşmanlığı tatmasın. E bütün bunları yaparken zaten karşılık beklemeye vaktin olmayacaktır. Daha da önemlisi, bütün bunları yaparken, aslında kendinden bir şey yapmadığını fark edeceksin, ve karşılık fikri aklına dahi gelmeyecek. Ve aslında daha da doğrusu, senin yapmadığını fark edeceksin, yapılana hamd edeceksin… anlamıştım galiba. Çayımı içtim. Kalktık ve ayrıldık.

 

Deniz daha sakindi sanki… 

4 yorum var “bu bir demdir gelip geçer” için

  1. “zaman içinde öğrendim ki, sevmenin karşılığını beklemek, nefrete sebebiyet verebilir. Yine zaman içinde öğrendim ki, dostluğun karşılığını beklemek, düşmanlığa sebebiyet verebilir. Ve yine öğrendim ki, iyiliğin karşılığını beklemek kötülüğe sebep verebilir”

    bu isler bence maczubun anlattigi kadar kolay degil. sevgisine karsilik bekleyen gercekten seviyor mudur ki? dostluguna karsilik bekleyen gercek dost mudur? yaptigi iyilige karsilik bekleyen gercekten iyilik mi yapmistir?

    lao, abicim, sen kant mant okumus adamsin, azicik aciver su konuyu : )

  2. şimdi kant felan anlamamıştım ben zamanında, belki o yüzden hiç de sevmemiştim, kritikler, prolegomena, yok evrensel ahlak anlayışı felan, beni aşan şeyler…

    ama meczubun kast ettiği anladığım kadarıyla, kişinin kendini terbiye edebilmesi için, kendi acziyetini de anlayabilmesi için, iyi ve güzel olan şeyleri kendinden bilmemesi, kötü şeyleri ise kendinden bilmesidir. kötülüğü kişinin kendinden bilmesi onu zayıf düşürecektir ve inceltecektir, oysa iyiliği kendinden bilmesi şımartıp kendince güçlü edecektir. lutfeder bir tavra sebebiyet verir. ki lutuf sahibi olan sadece o’dur…

  3. tamam kanti bosverelim.
    meczubun ne demek istedigini de anladim. güzel demis. ama sorularim cevapsiz kalmis sanki:

    sevgisine karsilik bekleyen gercekten seviyor mudur ki? dostluguna karsilik bekleyen gercek dost mudur? yaptigi iyilige karsilik bekleyen gercekten iyilik mi yapmistir?

    cevaplama lutfunda bulunur musunuz lüten : )

  4. ona cevap vermek haddimizi aşar. kul isteyendir, aynı zamanda beklentisi olandır, ve aynı zamanda bununla imtihan olandır. herkes için doğru aynı değildir, kimisi beklemeli, kimisi beklememeli belkide..

    ama herkes kendindekini bulabilir, olması gerekeni…

Söyleyeceklerim Var