ben bilmem rabbim bilir

Keyif almak değil rabbim, biraz nefes. Çokça kurulan hayallerin birazı gerçek olsa mesela. Mesela ademi ilk gördüğümde görememiştim Havvayı, sonra tekrar baktım, ademi göremedim Havva vardı. sonra tekrar tekrar bakınca, daha başka bakışlarla, gözlerle, iç içe görünce anlamıştım. Hem görmenin birazdan fazlasıda anlamaktır, onu da anlamıştım. İşte hayalin tarihi de ademle mi başlar düşüncesi oradan gelir. Belki daha eski, bilemem. Ben zaten bilemem. Benle başlamayan her cümlenin güzelliğini, benle başlayan ve “ben bilemem” dışında taşıyan başka bir cümlede yok bildiğim. Bilmekde ne ise işte…

Hayalden çıktık, iki anlamda, tekrar döneyim. İşte rabbim, bir hayalin bir çok hayalcisi olabiliyor, garip bir şekilde hayal değil de hayalciler karışabiliyor. Hayalin gerçekten daha sağlam olması, ama gerçeğin sağlaması olması da ayrı bir ilginç… ayrı ayrı not etmek lazım bunları… lazım derken, işte tutar bir yan olsun diye, lüzumundan değil yoksa. Ben nerden bileceğim lazımı…

2 yorum var “ben bilmem rabbim bilir” için

  1. hayal tek ise hayalciler nasıl, nereye karışır ki lao? hakikaten karışık. :) gerçek mi hayalin sağlamasıdır, yoksa hayal mi gerçeğin? buna da değişik bir yerden bakmışsın. lazım bahsine gelince tamamen sana katılıyorum. biz nereden bilicez lazımı. eyvallah lao.

  2. eyvallah bahar

Söyleyeceklerim Var