allı turnam, oy gülüm de var, şeker söylesi de

Aslında kaç gündür bilmiyorum, muhtelif yerlerde sebepli sebepsiz aklıma gelen bir çok kelimeyi anlamlı şekillerde birleştirip cümleler kurmama rağmen bilgisayar başına geçip bunları yazmaya kalkıştığımda bırak cümleleri, kelimelerin hiçbirini hatırlamıyor oluyorum. Bırak cümleleri yazının gelişine yazılmış bir şey değil, bırakmak lazım cümleleri…

 

Şimdi olan şu, düşündüm mesela, ki genelde düşünürken dışardayım, o yukarda muhtelif olarak belirttiğim yerler genelde dışarda olan yerler, geliyorum eve, açıyorum bilgisayarı, hadi bakalım diyorum, aslında bunu demiyorum ama yaptığımı kelimelere dökmek gerekirse ancak o kelimeler karşılar bunu. Neyse, hadi bakalım diyorum ama gözlerim doluyor… olan biten bu, dolmuş gözler, devamı yok, boşalmıyor mesela, öyle bir özellikleri yok ki olsun isterdim, aslında şimdi istiyorum. mesela çocukken çok tutamazdım, muhtelif duygusal durumlarda hemencecik bir kenara kaçma ihtiyacı hissederdim, yada o durumdan kurtulmak için türlü türlü şeyler düşünmeye başlardım. O dönem çok dua ederdim, allahım ağlamayayım felan diye. İşte çocuk aklı, tuttu dua… tutmasaydı da denmez… hamd olsun rabbim, ama ağrıyor gözlerim…

 

Neyse, şimdi durum o duruma gelince, doluluk olayı, orda cümleler duruyor mesela, gelmiyor bir şey. bunu yazabilen insanlar vardır belki, helal olsun onlara, ama ben kitleniyorum. Çok kitleniyorum… mesela anlamsız şeylerin gözlerime zarar vermemesi lazım değilmi… tam bunu yazarken, çok kısa bir süre içinde aklımdan şunlar geçti, evet anlamsız şeyler göze zarar vermeli, alemde anlamsız olan hiçbir şey yok ki ama, sonrasında son zamanlarda alemde en alamlandıramadığım şeyin kendim olduğu… oy oy, demek ki gözlerime kendim pek fena zarar veriyorum. Burda aklıma bir de ayet geldi, aslında tam olarak gelmedi, bi ayet vardı daha önce de alıntılamıştım, anlamı var, sözleri yok şu an bende…

 

Neyse, dün gece de mesela aynısı oldu, sonra gittim yattım, kedim geldi, onu sevdim bir zaman, sonra ışık yandı bi yerde, kedide oraya gitti, o arada benim aklıma takılan bazı şeyler vardı, ben yağmaya başladım o anda… çok kızdım, çok fena kızdım o kadar ki anlatmakla olmaz, kızmakla anlaşılır… sonra çok güzel biri geldi aklıma, adını andım da rahatladım, uyudum… kızmamak lazım kızdırıyor olsa da insanlar… yada kendine kız kızacaksan dimi…

 

Bütün bunları yazarkende aklıma meczubun bi sözü geldi, demişti ki, bir yerde sadece kendi sesini duyuyorsan ya senden başka kimse yoktur, yada seni orada hiç seven yoktur ki ikisinde de yalnızsındır, sus ve başka bir yere git….

 

Yazarkende bi ara bu çaldı, yeni indirdim albümü, buda ayrıca gözlerimi doldurdu, belki yazının seyrini etkilemiştir, okuyan çıkarsa, belki okumasını da değiştirir…
 


 

6 yorum var “allı turnam, oy gülüm de var, şeker söylesi de” için

  1. aslında dünyanın en anlamlı şeyi sensin. fazla tevazu iyi değil gibi.
    meczup eksik söylemiş. sadece kendi sesini duyuyorsan bunun başka bir sebebi de olabilir. belki yanında biri vardır da, o an şartlar sebebiyle sağırdır. bu, sesini duymak istemediği anlamına gelmez ama. bazen de yalnız değilizdir. ama o kadar iç dünyamıza çekiliriz ki, ayaklarımız o kadar dış dünyadan kopar ki, çevremizde bizim sesimizi işitmeyi arzulayan güzel insanları görmez oluruz. ben bazen bakarken göremediği fark ettim de…

  2. doğrudur, o da olabilir, başka bir şey de v.s. de… bu kadar çok şey olabilecekken aslında hiçbir şey de olmayabilir, öylesine bir düşünce… v.s…

  3. v.s. deyip geçme! v.s. ler önemlidir : )

  4. gözlerim yollar da kaldı…

  5. hangi yollar?: )

  6. http://www.youtube.com/watch?v=RYwjoWpwVck

    sakın utanma!

Söyleyeceklerim Var