minyatürler’i dinliyorum, keman ve piyano, sarı gelin’i çalıyor… ah nenen ölsün sarı gelin diyor keman…

az önce balkonda sigara içtim, hava soğuk, hafif yağmurlu… zor yürüyen bir insan vardı yolda, yine de yürüyordu, umarım üşümüyordur… insan umut etmeye alışmamalı, tembelleştiriyor galiba…

platon iyileşmiş, görüştük uzun bir aradan sonra. hayli zaman oldu, özledim dedim, gülümsedi, sonra dedi ki : zaman bir aradayken geçer, ayrılınca durur, ama bende özledim… özlem nasıl bir şey ki acaba zamandan ve bir arada olmaktan bağımsız bir şey… eksiklik dedim…

şimdi de “ayrılık” çalmaya başladı, azeri türküsü bildiğim kadarıyla.. barış manço güzel söylerdi rahmetli, ilk ondan dinlemiştim, ilk ciddi ayrılığı yaşarken, çocuktum, büyüdüm… bir şeyden kopmadan bir şeye bağlanılmıyor… bundan dolayı herhalde diyor ki, başkası yok, bırakın onları, ancak o var, bırakınca diğerlerini bulacaksınız…

son dönemde bazı arkadaşlar, bana olan sevgilerinden kaynaklı olduğunu düşündüğüm iltifatlarda bulundular, mahcup oldum… sağolsunlar ama iltifata değer olan şey içlerinde olan, güzel olandır… güzel bakıp güzel görüyorlar, daim olsun…

son olarak dün gece yine yatarken aklıma bir türkü takıldı, daha doğrusu türküde geçen bir kısım. “gül bülbüle aşık mı nedir, zârını bekler…” sabahta düşündüm bunu, daha önce de çokca düşünmüştüm… gül bülbüle aşık olurmu ki…. bülbülün zârı bundanmıdır…

Elif Kametine Hayran Olduğum,
Gece Gündüz Hayaline Döndüğüm,
Hep Senin İçindir Boyun Eydiğim,
Yoksa Zaptedemez Buralar Beni.

3 yorum var “…” için

  1. ne guzel bir hediye bu. bu sabah getirdi postaci. gaz yine bitmis, ne cikar, gunesli bir sabah bu sabah. iki gunes dogdu penceremden bu sabah.

  2. dun aksam hayallerin gerceklesmesinin aslinda mumkun olabileceini dusunmek istedim. uyuyup baska bir yerde uyanmak hayali vardi aklimda, dedim ki, sabah exeterde uyanayım hayali ile yatayim… mköyde ofisteyim :) ama olsun… denemedik demeyiz…

  3. :)
    gonuller bir ustad.

    hangi gun aksam olmamis
    hangi hayal yalan olmamis

Söyleyeceklerim Var